Yükleniyor..
  • 05551871187
  • 05551871187
PİTRİAZİS ROSEA (GÜL HASTALIĞI) | Uzm. Dr. Aslı Şahin - Dermatoloji, Bolu

PİTRİAZİS ROSEA (GÜL HASTALIĞI)

PİTRİAZİS ROSEA (GÜL HASTALIĞI)

PİTRİAZİS ROSEA (GÜL HASTALIĞI)

Pitriazis rosea; daha çok gövdede üzeri ince kepekli, pembe renkli, yuvarlak-oval şekilli döküntülerle karakterizedir. Virüslerin neden olduğu ileri sürülse de sebebi tam bilinmiyor. İlk oluşan döküntü diğerlerine göre daha büyüktür ve yaklaşık 2 hafta içinde tüm gövdeye, kol ve bacaklara yayılabilmektedir. Döküntü özellikle sırtta olduğunda “Çam Ağacı” görüntüsü oluşabilir. Nadiren kaşıntılı olabilir. Hastalık 6-8 hafta içinde kendi kendine düzelir. Fakat haberci plak denilen ilk döküntüden sonra deriyi tahriş etmek şikayetleri artırabilir. Bu yüzden deriyi tahriş edici banyodan kaçınmalı, banyolarda kese-lif yapılmamalı, deriyi kaşımamalı, yumuşak ve pamuklu kıyafetler tercih edilmesi gerekmektedir.

Hafif olgularda nemlendiriciler yeterli iken, kaşıntılı durumlarda antihistaminik (kaşıntı giderici) tabletler önerilmektedir. Bazı durumlarda kortizonlu kremler 1-2 hafta gibi sürelerle kullanılabilir.

Gül Hastalığı Nedir?

Halk arasında gül hastalığı olarak bilinen rozase; kronik, dirençli, yanak, burun, çene ve alnı etkileyen, tekrarlayıcı kızarma, ateş basmaları, sivilce benzeri kabarıklıklar, iltihaplı kabarcıklar ve telenjiektazi adı verilen yüzeysel damar genişlemeleri ile karakterize bir deri hastalığıdır.

Gül hastalığı ile ortaya çıkan lezyonlar çoğunlukla simetrik yerleşim gösterirler. Gül hastalığı öncesi hastalarda "pre-rozas" adı verilen yüzde genel bir kızarıklık durumu gözlenmektedir.

Gül Hastalığı Belirtilerine Göre Hastalığın Çeşitleri

Kızarıklık ve telenjiektaziler (yüzeysel damar genişlemeleri) birlikte görülürse "eritematotelenjiektazik rozase"

Kızarıklık ve ödem birlikte görülürse "ödematöz rozase"

Akne benzeri deri belirtilerine kistler eşlik ederse "rozase fulminas" (rozase fulminas rozasenin en şiddetli formudur ve bazen kistik akne ile karıştırılabilir.) adını alır.

Rozasede, rinofima adı verilen, burun üzerindeki yağ bezlerinin aşırı büyümesine bağlı olarak burnun büyümesi durumu da gözlenmektedir. Gül hastalığında en çok görülen lezyonlar ise kızarık bir zeminde ortaya çıkan akne benzeri kabarıklar ve püstüllerdir. (iltihaplı kabarcık).

Şiddetli olgularda ileri dönemlerde kistler "granulom" denilen sert nodüller, izler ve rinofima ortaya çıkabilir. Nadir olarak, kalıcı lenf ödem gelişen bir alan görülebilmektedir. (Morbihan hastalığı).

Gül hastalığı (rozase) kimlerde, neden gözlenir?

Gül hastalığı (rozase) çoğunlukla 30 yaşlarında, daha çok kadınlarda özellikle sarışın, açık tenlilerde ortaya çıkan bir deri hastalığıdır. Kadınlarda görülme sıklığı yaklaşık %10'dur. Erkeklerde daha az olmakla birlikte, kadınlara göre daha ağır seyreder. Rozase lezyonları çoğunlukla stresle birlikte artar.

Gül hastalığının neden oluştuğu kesin olarak açıklanamamıştır. Bu konuda öne sürülen farklı hipotezler vardır.

Akne vulrgarisin (sivilcenin) aksine bu hastalıkta artmış sebum (yağ salgısı) yapımı, folikül (kıl kesesi) ağızlarının tıkanması ya da kıl folikülüne yerleşmiş bakteriler söz konusu değildir.

Gül hastalığında asıl nedenin derinin küçük damarlarında olduğu düşünülüyor. Kan damarları genişlemiştir. Genişlemiş kan damarları ve kızarıklık-sıcaklık, derinin dermis tabakasına sıvı sızmasına ve sonucunda bir yangısal reaksiyonun gelişmesine sebep olur. Gül hastalığına (rozase) yol açabilecek birçok faktör bulunmaktadır:

•             Sindirim sistemi hastalıkları

•             Safra yollarındaki problemler

•             Demodeks folliculorum (bir çeşit parazit)

•             Genetik özellikler

•             Sıcak ve güneş ışınları

•             Alkollü içecekler

•             Psikolojik faktörler

•             Aşırı sıcak içecekler

•             Sıcak su banyoları

•             Çevre ısı değişiklikleri

Gül hastalığının (rozase) belirtileri nelerdir?

Gül hastalığı (rozase) yüz bölgesini (yanak, burun, çene ve alın) etkileyen bir deri hastalığıdır ve hastalığın şiddetine göre farklı şikayet ve belirtiler gözlenebilmektedir.

Gül hastalığı (rozase) öncesi dönem:

Yüzün orta hattında, güneş ışınları, stres, sıcak ve soğuk içeceklere, ısı değişimlerine karşı ani kızarıklık atakları ve sonrasında solmalar olmaktadır. Zamanla kızarıklığın gerilemesi daha uzun süre alır. Bu evrede genellikle nemlendiricilerle, güneşten koruyucularla deri belirtileri yatıştırılmaya çalışılmaktadır.

Evre 1: Daha önceki evrede tanımlanan kızarıklık kalıcı hale gelir, saatler hatta günlerce kalabilir. Telenjiektaziler yani kılcal damar genişlemeleri ortaya çıkabilir. Ciltte aşırı hassasiyet ve yanma hissi oluşur.

Evre 2: Haftalarca sürebilen papül (kabarıklık) ve püstüller (içi iltihaplı kabarıklıklar) gözlenebilmektedir. Kızarıklık iyice belirgin hale gelmiştir. Bütün yüzde ve saçlı deride de tutulum olabilir. Saçlı deride kıl diplerine yerleşmiş kaşıntılı iltihaplı kabarıklıklar mevcuttur fakat bunlar sterildir. Göz tutulumu başlangıcı olabilir.

Evre 3: Doku hiperplazisi (dokuyu oluşturan hücrelerin sayıca artması), büyük yangısal, ağrılı olabilen nodüller gözlenmektedir. Rinofima (burun üzerindeki yağ bezlerinin aşırı büyümesine bağlı gelişen burunun büyümesi durumu) gelişebilir.

Gül hastalığının kalıcı ödemi: İlk olarak alın, iki kaş arası, burun ve yanaklarda olan, gode (çukur) bırakmayan ödem söz konusudur. Sürekli gözlenen bir durum değildir.

Göze lokalize gül hastalığı (rozase): Gül hastalığı göz tutulumu yaygındır. Göz tutulumu olan rozase; "oftalmik rozase" olarak da adlandırılmaktadır. Hastalık direkt gözden başlayabilir ve bu sebeple tanıda gözden kaçabilir.

Gözde ciddi sorunlara neden olabilmektedir.

Gül hastalığı (rozase); yüze yerleşen bir deri hastalığı olduğu için bazı kimselerde ciddi boyutlarda psikolojik sorunlara da neden olabilir. (Gül hastalığında ortaya çıkan ve uzun süre devam eden kırmızı kabarıklıklar; utanç hissi, anksiyete (kaygı durumu), öz güven eksikliği ve sonunda depresyona neden olabilmektedir.)

Gül hastalığı (rozase) tedavisi

Pek çok kronik hastalıkta olduğu gibi gül hastalığı (rozase) da uzun süreli tedavi gerektirebilir.

Gül hastalığının (rozase) tedavi prensipleri nedene yönelik ve gözleme dayalı olarak belirlenmektedir. Bundan dolayı da tedavi alternatifleri birden fazladır.

Hastaların çoğunda gül hastalığı (rozase) başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir.

Tedavide kullanılan ilaçlar kadar güneş, sıcak, alkol gibi tetikleyici nedenlerden uzak durmak oldukça önemlidir. Bu yüzden hastanın da tedaviye katkısı büyüktür.

Gül hastalığı (rozase) tedavisinde kullanılan ilaçlar;

•             Yalnızca papül (kabarıklık) ve püstül (iltihaplı kabarcık) gözlenen kişilerde haricen uygulanan ilaçlar; metranidazol, klindamisin, permetrin krem, tretinoin krem,ve azeleik asit krem olarak sıralanabilir.

•             Eğer deri lezyonları daha yaygın ve şiddetli ise tetrasiklin, ampisilin, metronidazol, kloramfenikol, eritromisin gibi oral antibiyotikler de kullanılabilir. Fakat bu ilaçların yan etkileri olabilir. Oral tedaviler başlangıçta haricen kullanılan ilaçlar ile birlikte kullanılmaktadır. Zaman içinde gül hastalığının (rozase) durumu düzelmeye başlayınca oral tedaviler kesilir ve iyilik hali yalnızca haricen kullanılan ilaçlar ile korunmaya çalışılır.

•             Çok şiddetli ve dirençli rozase hastaları; 13-cis-retinoic acid tedavisine ihtiyaç duyabilirler. Fakat bu tedavi yönteminin önemli yan etkileri bulunur. En çok görülen yan etkiler; deride kuruluk, hassasiyet, mukozalarda kuruma, gözlerde kuruma, kaşıntı, dermatit, kas ağrısı, karaciğer testlerinde bozulma, kan kolesterol ve trigliserid düzeylerinde artış olarak sıralanabilir. Sakat doğuma neden olabileceği için hamilelerin kesinlikle kullanması tavsiye edilmez.

•             Gül hastalığında (rozase) meydana gelen kızarıklığı ve sıcaklığı önlemek için hipotansif ilaçlar da kullanılabilir.

•             Gül hastalığının (rozase) tedavisinde telenjiektaziler (yüzeysel damar genişlemeleri) için lazer tedavisi ve yüz masajı gibi yöntemler alternatif tedavi olarak uygulanabilmektedir.

•             Rozase sık görülen bir deri hastalığı olmakla birlikte hangi klinik tipte ne tür tedavinin seçileceği veya kombine edileceği konusu tartışmalıdır. Seçeneklerin fazlalığı ve etkinlikleri konusundaki farklı veriler karışıklığa yol açabilmektedir. Bu nedenle her hastaya özel kişisel tedavi yaklaşımı izlenmeli ve amaç hastanın yaşam kalitesini maksimumda tutmak olmalıdır.

•             Gül hastalığı (rozase) tedavi edilmezse psikolojik rahatsızlıkların yanı sıra yüz gibi çok göz önünde olan bir bölgede kalıcı izlere de yol açabilmektedir.

Gül hastalığına (rozase) nasıl tanı konulur?

•             Gül hastalığının (rozase) ayırıcı tanısı klinik özelliklerine göre farklılık gösterir.

•             Gül hastalığının (rozase) tanısı klinik bulgulara göre yapılmaktadır. En faydalı yöntem histopatolojik incelemedir.